Aile yadigarlarının hikayesi manevi degeri yüksek objelerle devam ediyor. Daha evvel sizlerle Fransa'dan hediyelikleri, Stavros'un konser programını, Arpine Herliyan'ın kartını ve Ashen'in iskambil kagıtlarını paylasmıstık. Şimdi ise, 1910'lardan bir Türk kahvesi fincanını, 1920'lerden gümüs kaşıkları, 1950'lerden gondol şeklinde bir broşu ve 1960'lardan Plastiskop adı verilen bir oyuncagı anlatacagız.

1910'lar, Sofia'nın Türk Kahvesi Fincanı:

AFBB668C-8766-4CC7-B427-413BFD6B5FFC.jpg

      Gelin hepberaber 1910'lu yıllara dönelim. Burada bir oyuncak gibi görünen, normal bir fincandan çok daha küçük porselen bir Türk kahvesi fincanı görmektesiniz. Bu küçük fincanın ve tabağının üzerinde bir aileyi tasvir eden çizimler mevcut ve bu çizimler oldukça detaylı. Fincan üzerinde çocuklarıyla akşam yemeği yiyen bir aileyi görmekteyiz. Baba boynuna bağladığı mendili ile ortada, iki çocuğu onun yanında oturmuş ve bir başka çocuk ise sandalyenin üzerine çıkmış ve birşeyler anlatmaya çalışıyor. Anne ise yere oturmuş dördüncü bir çocuğa yardımcı oluyor. Arkalarındaki dolap, perdeleri ile pencereler, masa üzerindeki limonatalar, hepsi de bu çizimdeki detaylar... Gelin tabağın üzerindeki çizime bakalım, burada da ailenin gün içindeki bir başka zamanı resmedilmiş. Burada onları öğle yemeği vakti, annelerini servis yaparken ve üç çocuğu da yemek yemeğe hazırlanırken görmekteyiz. Koltuk, halı ve masa örtüsü bu çizimin detaylarından... Bütün bu çizimler sadece 4x6cm'lik küçük bir alana resmedilmiş.

      Bu küçük porselen fincan aslında Sofia'nın babası Nicholas Çakıroğlu'na aitti. Bu yüzden 1910'lu yıllara tarihledik ama tahmin edilenden daha eski de olabilir. Bildiğimiz üzere, Sofia ilk kahvesini bu fincandan içmiş ve zamanla bu bir geleneğe dönüşerek her yeni aile üyesi, yeterli yaşa geldiğinde, ilk kahvesini bu fincandan içmiş. Sofia Çakıroğlu, Andonia Koskeri, Theodora Koulurgioti ve Dimitri Vafiadis; tüm farklı nesilden bu aile üyeleri ilk kahvelerini bu fincandan deneyimlemiş. Bu durum bir gelenek halini aldığı için, fincan tekrar kullanılmak üzere yeni nesillerin gelmesini beklemektedir.

1920'ler, Kiryaki'nin Gümüş Kaşıkları:

    Hepimiz evlerimize gelen misafirlere, tatlı, çikolata veya şeker ikram ederiz. Birçok evde gelen misafirler için hazır bir çikolata veya şeker kutusu mutlaka bulunur. Bu durum, misafiri iyi ağırlamanın öneminden dolayı bir gelenek haline gelmiştir. Aile büyüklerimizden öğrendiğimiz üzere, eskiden marmelat ve reçeller de misafire ikram edilen tatlılar arasındaymış ve hatta bu ikramlar için özel aksesuarlar da varmış.

    Bu bölümde sizlerle Kiryaki Akasi'nin, 1920'li yıllardan kalma ve sadece misafirler için kullanılmış olan gümüş kaşıklarını paylaşıyoruz. Sofia'nın - Kiryaki'nin kızı- anılarına göre, bir tepsi içerisinde bir kase marmelat, bir bardak su ve bu kaşıklar misafirlere tutulurmuş. Her misafir bir kaşık alır, marmelattan yer ve kaşığı su dolu bardağın içine bırakırmış. Yıllar geçti ve bu gelenek yerini başka ikramlara bıraktı tabii. Bu kaşıklar daha sonra hiç kullanılmamış fakat aile yadigarları vitrininde yerini almıştır.

7EF551B1-B586-40F5-B0FD-BA8500AD6334.jpg

1950'ler, Giuseppina'nın Gondol Şeklinde Broşu:

1BC4F2A5-B6AB-4D59-93CE-725E49BB378A.jpg

       Aile yadigarlarımızın hikayesine, Aleko Vafiadis tarafından bir İtalyan kıza, Giuseppina Sanzoni'ye hediye edilen, İtalya'dan bir broş ile devam ediyoruz. Giuseppina'nın anılarına göre bu broş, Aleko'nun 1950'li yıllarda Avrupa'ya yaptığı seyahatten, İtalya'dan alınmıştır. Broş, altın renginde, üzeri taşlarla bezenmiş ve bir Venedik gondolu şeklindedir. Gondolun kürekçisi bile bu broş üzerinde görülebilir.

       Bu broşu aile yadigarlarımız içerisinde değerli kılan ardındaki sevgi dolu hikayesidir. Gelin size Giuseppina'nın bize anlattığı bu hikayeden bahsedelim. Aleko eşi Giuseppina ile 1955 yılında tanışmıştı. Onunla yüzyüze tanışmadan evvel hakkında tek bildiği, Edirne Karaağaç'ta doğmuş bir İtalyan kızı olduğuydu.

 

      Sanzoni ve Vafiadis aileleri çocuklarının evliliğini konuşmak üzere ilk tanıştıklarında, bu evliliğin olmayacağı yönünde bir karar almışlardı. Fakat bu karar Aleko'yu üzmüştü ve birkaç hafta sonra trene binip, Giuseppina ve ailesiyle konuşmak üzere Edirne'ye gitmişti. Bu ziyaretinde Sanzoni ailesini ikna edebilmiş ve birgün sonra tren biletlerini ayarlayıp Giuseppina ve annesi Aspasia'yla İstanbul'a gelmişti. Bu tren yolculuğu sırasında, Aleko elini cebine götürmüş ve bu broşu çıkartıp, Giuseppina'ya evlilik teklifini kabul ettiği için hediye etmişti. Aleko'nun bir İtalyan ile evleneceğini tahmin bile etmediği bir dönemde, İtalya'dan aldığı bu broşun, hayatı boyunca İtalya'yı hiç görmemiş bir İtalyan kıza hediye edilmiş olması ise çok güzel bir tesadüf. Yaklaşık 70 yıldır, bu broş onların aşklarının ve evliliklerinin bir sembolüdür.

1960'lar, Plastiskop TV Oyuncak:

          Yazımızın sonuna, Almanya'dan ilginç bir oyuncak ile geldik. Bu, altındaki tuşa basarak içerisindeki fotoğrafları görebildiğiniz, küçük, retro bir TV görünüşüne sahip bir oyuncak. Oyuncağın markası ise bugün hala faal olan Plastiskop. Plastiskop'un websayfasındaki bilgiye göre, Plastiskop oyuncak modellerinin 1953 yılında patenti alınmış ve bu oyuncaklar 1950'li ve 1960'lı yılların klasik hediyelik eşyası haline gelmiş. Bu oyuncakların hepsi el yapımı olup, Kuzey Bavyera bölgesinde üretilmektedirler.

        Aile yadigarlarımız içerisindeki Plastiskop modelinin üzerinde, Federal Bahçecilik Fuarı 1967 anlamına gelen 'Búndesgártenschau1967' yazmaktadır. Búndesgártenschau, Almanya'da iki yılda bir düzenlenen bir federal bahçecilik fuarıdır. Aynı zamanda çevre düzenlemesi gibi konuları da kapsar. Farklı şehirlerde yapılan fuar, iki yıllık bir döngüde gerçekleşir. Yüksek ihtimalle arşivimizdeki bu oyuncak bu fuardan alınmıştır. Ancak bildiğimiz üzere, 1960'lı yıllarda ailemizden kimse Almanya'ya gezmeye gitmemiştir. Çok yüksek ihtimalle bu Vafiadis ailesine, Giuseppina Sanzoni'nin evlenerek Almanya'ya yerleşen kardeşi tarafından gönderilmiştir.

103941963_1163288687368623_3657508257134

      Aşağıda sizlerle, kendi lensinden kameramızla çektiğimiz Plastiskop'un içinden birkaç fotoğraf örneğini paylaşıyoruz. Parklar, bulvarlar, çiçekler, zürafalar bu fotoğrafların bir kısmının içeriğini oluşturmaktadır. Vafiadis kardeşlerin oyuncaklarından biri olan bu küçük oyuncak, 80'li yıllarda da Dimitri Vafiadis tarafından Giuseppina'yı her ziyaretinde çok fazla oynanmıştır.

IMG_3076.JPG

       Bu yazımızda sizlerle dört farklı aile yadigarımızın hikayesini paylaştık. Diğer eşyalar hakkında detaylı bilgilere önceki yazılarımızdan ulaşabilirsiniz. Farklı eski eşyaların hikayelerini, 'Aile Yadigarlarını Korumak' başlığı altında sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

       Diğer aile yadigarlarını Aile Yadigarları: Galeri kısmında inceleyebilirsiniz.

 

 Yazan : 2mi3, Haziran 2021