Birçok ailenin geçmişine bakıldığında bir meslek grubunda uzmanlaştığını görürüz. Örneğin, kimisi ‘biz kuşaklar boyu lokantacıyız’ der,  kimisi de ‘bizimkiler demirciymiş’...vb. Kimisi aile mesleğini sürdürürken, kiminin aile mesleği de zamanla değişime uğrar ve en sonunda o meslekten uzaklaşılır...tıpkı Vafiadis Ailesi’nde olduğu gibi. Bu yazıda sizlerle, aile içinde kuşaktan kuşağa anlatılan anılar ve elimizde sadece bir atölye ismi ile çıktığımız yolda vardığımız sonuçları paylaşacağız. Vafiadis: Bir Atölyenin İzinde… 

           Yıllardan beri aile içerisinde, nesilden nesile, Vafiadis Ailesi büyüklerinin sandalyeci olup, Küçük Yeni Han içerisinde ve çevresinde atölyelerinin olduğu ve Hurmuzios Vafiadis’in atölyesinin isminin ‘Dinos Sandalye Atölyesi’ olup, Milli Sinema Salonu’nun da sandalye işlerini yaptığı anlatılır. Hatta Hurmuzios Vafiadis’in zamanla Küçük Yeni Han’ı oda oda satın aldığı fakat yıllar içerisinde gerek zorunluluktan, gerekse Hurmuzios’un erken vefatı ve oğlunun bu mesleği yapmamasından ötürü oda oda satıldığı da bilinir. İlginçtir ki, 1880'lerden 1960'lara kadar bu döneme ait bir tahta kutudan başka ne bir obje ne de bir belge bulunmaktadır. Söz konusu ‘bir dönem ünlü bir hanın sahibi olmak’ olunca  bu konunun araştırılması gerektiğine inandık ve ailede anlatılanlar doğrultusunda bir atölyenin peşine düştük.

Stavros Vafiadis (1871- 1939)
Hurmuzios Vafiadis (1896- 1960)

        1881 yılındaki Sakız Adası depreminin ardından Stavros Vafiadis henüz çok genç bir yaşta, adasından İstanbul’a göç etmiş ve Çakmakçılar Yokuşu, Sandalyeciler Sokak’ta ( bazı kayıtlarda Candalyacılar olarak da geçer ) yer alan Küçük Yeni Han’ın hemen girişindeki bir dükkanın alt katında hezaren sandalyeler, tabureler imal etmeye başlamıştı. Bu meslek belki Sakız Adası’nda baba mesleğiydi, belki de İstanbul’da öğrenmişti, bu detayı henüz tam olarak bilemiyoruz. Evlilik çağına geldiğinde Trilyeli Efrosinni ile evlenen Stavros’un dokuz çocuğu olmuş, bu çocukların üçü çok küçük yaşta ölmüş. Geriye kalan kardeşler baba mesleğiyle ilgilenmişler ve yıllar içerisinde hepsi kendi işletmesini kurmuşlardı. Tabii o dönem İstanbul’da (hala öyle ya) her meslek grubunun toplandığı kendine ait bölgeler var; sandalyeciler de  Sandalyeciler Sokak’ta, Küçük Yeni Han’ın çevresinde toplanmış.

           Konumuzun detaylarına daha fazla girmeden evvel Küçük Yeni Han hakkında biraz bilgi verelim. Istanbul, özellikle Eminönü eski hanlarla doludur. Bu hanların bir kısmı çok ünlü olmakla birlikte, bir kısmı zamanla önemlerini kaybetmiş ve günümüzde haklarında fazla da bilgi bulunmamaktadır. Küçük Yeni Han, Eminönü'nde, Çakmakçılar Yokuşu'nda, isminden de anlaşılacağı gibi sandalye imalatçılarının bulunduğu Sandalyeciler Sokak'ta yer almaktadır. Bu hana yakın olan Büyük Yeni Han hakkında daha fazla bilginin olması sayesinde, Küçük Yeni Han'ın tahmini 1764 yılında inşaa edildiğini söyleyebiliriz. Klasik Osmanlı mimarisindeki hanın, mimarı Mehmet Tahir Ağa olup III.Mustafa döneminde inşaa edilmiştir. Hanın bir kapısı Sandalyeciler Sokak, diğer kapısı Tarakçılar Sokak'ta olmak üzere iki kapısı vardır . Eğimli arazi üzerine inşaa edildiğinden dolayı, bir kapıdan iki katlı, diğer kapıdan ise üç katlıdır. Küçük Yeni Han, Sultan Mustafa Camii'ne ve Saka Çeşme'ye çok yakındır. Küçük Yeni Han ile ilgili daha fazla detay için aşağıdaki fotoğrafları inceleyebilirsiniz.

Küçük Yeni Han ve Sandalyeciler Sokağı - Pervititch Haritaları 
Küçük Yeni Han, Saka Çeşme &Sandalyeciler Sokağı  - 2018
Aleko Vafiadis, Minas Vafiadis ve arkadaşları,Sandalyeciler Sokağı  - 1950ler

        Stavros Vafiadis'in çocuklarının ( Hurmuzios, Yorgos, Minas, Apostol, Koco ) bu han içerisinde ve çevresinde atölyeleri vardı. Hurmuzios Vafiadis'in torunu olarak, ailede anlatılan anılardan dolayı, onun yaptığı işler hakkında daha çok bilgimiz var. Geçtiğimiz yıllarda bu ailede anlatılan anıları, birer yazılı bilgi bulmak umuduyla arşivlerde araştırmaya başladık ve sizinle ulaştığımız sonuçları paylaşmak isteriz. Anılara göre, Hurmuzios'un ilk başta Küçük Yeni Han'da tek bir odası vardı. Hatta evlendiğinde, ilk zamanlar karısı Ashen ile birlikte bu odada yaşamışlar. Hasır ve ahşap sandalyelerini, küçük bir ekiple birlikte burada yapıyorlardı. Elektrik makinelerinin yaygınlaşmasından önce bir dönemdi ve bütün iş el emeği ile yapılıyordu. Hurmuzios, yarı mamül keresteleri, Yahudi bir işadamından satın alıyordu. Bu adamın adı Albert Alkalay'dı. Kendisinin ismine 1938 Şark Yıllıkları'nda rastladık. Aşağıda görebilirsiniz.

Albert Alkalay - Şark Ticaret Yıllıkları,1938

           Hurmuzios ile Albert Alkalay'ın iş ilişkileri problemsizdi. Teslimatlar ve ödemeler sürekli zamanında yapılırdı. Albert Alkalay'ın ayrıca yurtdışında da ilişkileri mevcut olup, farklı teknolojileri, yenilikleri görebiliyordu. Günün birinde Hurmuzios'a keresteleri kesip, şekillendirebileceği bir makineden bahsetmiş ve isteyip istemediğini sormuştu. Bu makine o dönem Almanya'daydı. Hurmuzios fiyat konusunda endişelense de, Albert ona taksitle ödeyebileceğini söylemişti. Bu makinenin satın alınmasının ardından Hurmuzios'un işleri hızlanmıştı. Hatta bu dönemde aldığı büyük işlerden biri de, bir sinema salonunun sandalye işiydi. Bu sinema salonu, Hurmuzios'un  Şehzadebaşı'ndan arkadaşı Kadri Bey'e aitti.  Ailede anlatılan anılarda bu sinema salonunun adı geçmemektedir. Fakat, 'Şehzadebaşı sinemaları Kadri Bey' şeklinde yaptığımız araştırmalarda öğrendik ki bu sinema 1900'lerin ünlü sinema salonu 'Milli Sinema'dan başkası değildi. Kadri Bey, sinemanın doğrudan sahibi değil, fakat bu sinema salonunu daha evvel 1914'te Imperial Sinema olarak açan Cevat Aziz Boyer'in ortağıydı. Bu sinema salonu aynı zamanda Türkler tarafından İstanbul’da açılan ilk yerleşik sinema salonu olma özelliğine de sahiptir.

           Salt Arşivleri'nde çok fazla araştırma yapmamıza rağmen, Hurmuzios hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadık. Fakat sadece online arşivleri araştırmıştık, belki de yerinde yapılacak araştırmalarda farklı sonuçlar çıkabilirdi. Gene bu araştırmaları yaparken, Hurmuzios'un kardeşi Yorgo'nun adına Küçük Yeni Han'da bir sandalye imalatçısı olarak  rastladık. Ayrıca 1924-1925 arşivlerinde sandalye imalatçıları* bölümünde, Saka Çeşme'de bizi heyecanlandıran 'Stavri'  ( Stavros isminin bir formu ) ismiyle karşılaştık. Fakat soyadı yazmaması ve daha fazla detay içermemesinden ötürü Stavros Vafiadis'e aittir diyemiyoruz. Sadece Salt Arşivleri'nde değil, başka kaynaklarda da araştırmalarımızı sürdürdük ve 1954 yılı İstanbul Ticaret Odası Adres Kitabı'nda Leonida Daravanoglu** (Vafiadis)'e ait bir adres bulduk. Leonida, Koco'nun oğlu, yani Hurmuzios'un yeğeniydi ve aynı meslekle uğraşıyordu.

           Bu yazımızın başında Hurmuzios'un atölyesi hakkında bir bilgiye daha sahip olduğumuzu söylemiştik. Hurmuzios'un firmasının adı ' Dinos Sandalye Atölyesi' idi. Bu firma ismi hakkında hiçbir bilgiye ulaşamıyorduk, taa ki İstanbul Üniversitesi gazete arşivlerini sanal mecraaya açana kadar. Gene birgün günlük araştırmalarımızı yaparken, ümitsiz bir şekilde Dinos'a baktığımız sırada, 27 Aralık 1937 tarihinde çıkmış olan Son Telgraf gazetesinde atölyenin reklamıyla karşılaştık. Uzun süredir aradığımız bir belgeyi, bir anda karşımızda görmek enteresan bir duyguydu. Aşağıda bu ilanı görebilirsiniz.

           2020 yılının Nisan ayında, bir online müzayedede, Dinos Sandalye Atölyesi'nin marka tesciliyle karşılaştık. Fakat bir takım sağlık problemlerinden ötürü, son dakikada bu efemerayı kaçırdık. Mezat sahibine, kimin satın aldığını sorduğumuzda kendisi müzayede kuralları gereği söyleyemeyeceğini belirtti. Burada sizlerle bu belgenin ekran görüntüsünü paylaşıyoruz. Bu kağıt üzerinde ' A.Ekonomu' diye bir isim göreceksiniz. Peki kimdir bu şahıs?  Bu sorunun cevabı aile anılarımızda mevcuttur. Achilleas Oikonomou (Ahilea Ekonomu), Hurmuzios'un çok iyi bir arkadaşı, muhasebecisi ve en güvendiği iş arkadaşı, adeta sağ koluydu. Marka tescili de bu bey tarafından yapılmıştı. Achilleas ve Hurmuzios birbirlerine çok yakındılar. Çok enteresan bir tesadüftür ki bu iki arkadaşın mezarı, aynı mezarlıkta ve sırt sırtadır...Tıpkı eski günlerde oldukları gibi...

Yazan: 2mi3, Mayıs 2020

*  Şark Yıllıkları çoğunlukla Fransızcadır. 'Chaise' sandalye ve 'Bois' kereste anlamına gelir.

** Vafiadis soyadı 1934 Soyadı Kanunu ile Daravanoglu ve Davranoglu'na dönüşmüş fakat belgelere yansıması zaman almıştır.

Kaynakça:  

1- https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/2301?locale=en

2- http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/GAZETE/

3- http://envanter.gov.tr/anit/kentsel/detay/50066

4- https://tsa.org.tr/film/yazi/yazidetay/60/bir-il%EF%BF%BDnin-hik%EF%BF%BDyesi

5- https://www.peramezat.com/

© 2018-2020 2mi3museum.com ALL RIGHTS RESERVED